’www.htmlkodlar.net’’www.htmlkodlar.net’’www.htmlkodlar.net’’www.htmlkodlar.net’’www.htmlkodlar.net’’www.htmlkodlar.net’’www.htmlkodlar.net’’www.htmlkodlar.net’’www.htmlkodlar.net’’www.htmlkodlar.net’’www.htmlkodlar.net’ tırtıl sesi - Blogcu



15/3/2009 · Kategori: paylasim yazilari



Bak şu baharın yaptığına sen!
bir hamlede yere serdi
hınzır güzü
sersem…!
bücür şubat çelme taktı sinsice
o zalim zemheriye
ay tepetaklak düştü
sulu gözlü nisan eşiğine
bütün yıl titreyen güneş
ısındı gözlerinin ateşiyle
hülyalı bakışından sıçrayan kıvılcım
sıçradı mavilere…
ömrün alevi harlanırken
açıldı rahmet kapısı cennetin
yeşerdi gönül bahçesinde
süsenler
nergisler…
yaprak kıpırtısı
toprak kokusu sıçradı düşlere
aşiyanda tüy buğusu…
aşk merdiveni tırmandı liseli gülüşlere
yarınların çağrısını bilmezken…
zaman hüzün çilesini sararken
rüyanı suya anlat derdi annem-
ne uzun yağmurlar geçmişti yalnızlığımdan
konuşsam eylüldü
sussam nisan...
kim sorabilir ki uykularımı çalan gecenin hesabını
sorgusuz
yargısız
tutanaklara geçen acıların hesabını kim vermeli...!
ellerim toprak
yüzüm sağanak iken
aklımın karanlık sokaklarını kime teslim etmeli...!
bağışlayınız
şimdi haraç mezat sattım hayallerimi
gözlerinizin ırmağında boğulurken
hangi şiir vursun beni...!(

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

13/12/2008 · Kategori: paylasim yazilari

SENI SEVIYORUM CÜNKÜ,,Ellerini tuttuğumda ben oluyorum.
Büyüyorum içimdeki sevda ateşi büyüyor, bir yangın oluyor suyla sönmeyen.
Ah nasıl atıyor kalbim bir duyabilsen.

 


 SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ, adını duyduğumda titriyorum.
İçimdeki sevda telleri titriyor
Eriyorum..Su olup akacağım sanki.Su olsamda sana akmak için bir yol bulurum belki.

 

 Seni düşündüğümde-ki bir tek an bile yok seni düşünmeden geçen.
Hasretin tutsağı oluyorum.
Hasret dedimde seni özlemenin bu kadar zor olduğunu bilmezdim..
Bir sarmaşığa dönüşüyor hasretin bütün bedenimi sarıyor..
Hasretten şikayet etsemde aldırma sen.
Kavuştuğumuzda yaşadığım mutluluk kötü olan ne varsa hepsini silip atıyorum..

 

SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ,
yanındayken dört mevsim bahar oluyorum.
Seni o baharın en nadide çiçeği yapıyorum
çiçek çiçek açıyorsun yüreğimde, kokunla başımı döndürüyorsun.
Bir bahardan diğerine uzanırken zaman, sensizliği aklıma bile getirmek istemiyorum.
Sana hergün yeniden bir kez daha aşık oluyorum.
Bu aşka ben bile şaşırıyorum ama şaşkınlığım beni mutlu ediyor.

 

 

 

SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ,
her sabah kalktığımda bir günü daha seninle geçirecek olmanın mutluluğunu yaşatıyorsun bana.
Her güne seninle başlıyorum hergün hayatı yeniden keşfediyorum.
Gökkuşağının her tonunu gölgede bırakan en parlak renksin sen.
Herşey senin rengini taşıyor ve benim için ancak o zaman anlamlı oluyor…

 

 

SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ, soğuk günlerde içimi ısıtan meltemsin.
Sıcak günlerdeyse ferahlık veren kuzey rüzgarı,
iliklerime işleyerek esiyorsun..

 

 
 

 SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ, her şeyde sen varsın.
Nasıl olmayacaksın ki sanki sen doğduğumdan beri içimdeydin.
Yüreğimin en derin köşesindeydin, sanki ortaya çıkmak için beni bekliyordun.
Ve ben orada olduğunu fark edince hakettiğin yere çıkardım seni..

 

 

SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ, hep benimlesin.
Seni görmem için yüzüne bakmam gerekmiyor.
Gözümü kapatsam oradasın. Gördüğüm her yüz aslında sensin..
Gözlerinin içindeki binlerce yıldız,
gecenin karanlığını delip geçiyor.
Sen bana bakarken ben kendimi yıldızlara bakıyor gibi hissediyorum..
O yıldızların parlaklığında kaybediyorum kendimi..
Gözlerim kamaşıyor ama şikayetçi değilim aydınlığından..
Güneş doğmasa yıldızlar kaybolmasa diyorum,
ama biliyorum ki güneşimde sen olacaksın gecenin sonunda..
Bu kez daha parlak daha aydınlık çıkacaksın karşıma.

 

 

SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ,
saçların ellerimin arasında kayıp giderken,
dünyadaki cenneti bulmuş gibi hissediyorum kendimi.
Cennetin sahibi sensin ve biliyorum ki sadece izin verdiklerin girebilir o cennete..
Ben o cennette kalmaya kararlıyım

 

 

SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ, her gülümseyişin içime yeniden yaşama sevinci dolduruyor.
Her gülümseyişin karamsarlığı yıkıyor,
umutsuzluğu parçalıyor

 

 

SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ, seni sevmeyi, sana dokunmayı,
seni dinlemeyi, sana bakmayı, seni koklamayı, seninle paylaşmayı seviyorum..
Seninle birlikte insana dair ne varsa onlarıda seviyorum.
Seni sevdiğimi anlatmaya çalışırken ne kadar çaresiz olduğumuda görüyorum.
Her sözcükten sonra durup tekrar tekrar düşünüyorum..
Seni yeterince anlatabildimmi diye…

  

 

 

Biliyorum ki yetmeyecek bu kadar sözcükten sonra bile sana sevgimi anlatmamış olacağım..
Sözcüklerin bittiği yerde gözlerime bak onlar bu sevgiyi çok daha iyi anlatacaktır sana..

Seni Seviyorum Çünkü;Sen içimde kalıcı bir yarasın…Çaresi olmayan bir hastalıksın be

bende!!

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

13/12/2008 · Kategori: paylasim yazilari

Dönderme yüzünü kurban olaym
Sen ol bu dünyada güneşim ayım
Yalnız ben seveyim, ben okşayayım
Gezmesin bir başka el saçlarında

Kalbimin içidir en güzel yerin
Tutmasın bir başka eli ellerin
Gözlerin gözümde bak derin derin
Kaybolup gideyim bakışlarında

Yüce dağ başına yağan karlarca
Seyrine dalayım senin yıllarca
Gönül ırmağında coşan sularca
Bin huzur bulayım akışlarında

Süsenim sümbülüm reyhancasına
Kekliğim maralım ceylancasına
Tamburum cümbüşüm kemancasına
Şarkılar derleyim ağaçlarında

Allah'a dilenen dilekler gibi
Cennet de dolanan melekler gibi
Sevda dağındaki çiçekler gibi
Bir ömür kalayım yamaçlarında

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

8/11/2008 · Kategori: Kendi yazilarim

Bir Şiir’in Dizesine Göm Beni Şair Bilmesin

Yüreğin nereye denk düşerse, oraya koy beni gülüm. Oraya götür nereye giderse… Ey zeytin gözlü yarim 
Dikenli de olsa da sevda yolları… Kanasa da yüreğin, gözyaşı olup aksa da gözlerinde damla damla hasret… Yalnızda kalsan kalabalıkların ortasında, üşüse de sesin, yüreğinin en sıcak yanına koy beni .
Özlem düğümlenirse gözlerine, bırak yeşersin sevda göğsünde… Bırak gül kokusuyla yıkansın gül tenin…
Sevgiden başka silahım yok benim. Silahsızım kuşları vurulmuş bir gökyüzünde… Ben öleceğim gülüm kimse bilmesin, eski ve derin bir anıya göm beni, kimse görmesin…
Üşümesin gözlerimde umudu sokakta kalmış kimsesiz çocuklar, susuz kalmış ayışığı tomurcukları…
Yaralıyım.. karakıştayım, odam soğuk, aşım yok, suyum yok. Yaralarımı saracak kimsem yok senden başka…
Ben öleceğim gülüm kimse görmesin, bir çınar ağacının gölgesine göm beni bahçe bilmesin…
Gecelerime yağmurlar damladı, ıslandı duygularım, üşüdüm, yağmur oldum kendime, kar oldum uzak dağlara düştüm. Hangi bahara tutunduysam alıp götürdü umutlarımı kış. Ardından gozlerimi de alıp gitti zemheriler, kör kaldım…
Yüreğinin yangınında incecik yağmurlara al götür beni gülüm… Sevdalara, bulutlara, rüzgarlara götür…
Ben öleceğim gülüm kimse görmesin, bir gül bahçesinin en gizli yanına göm beni, bağban bilmesin.
Bil ki, ne ağlamak için yağmuru bekliyorum artık ne de yaşamak için baharı. Sevinmek, gülmek unuttuğum eski bir şarkı şimdi, her gece dudaklarımda sızlayıp üşüyen…
Ben öleceğim gülüm kimse bilmesin, yüreğinin gül yanına koy beni, kimse görmesin…
Bir zamanlar gökmavisi bir çiçekti yüzün yüzümde, ıssız dağbaşlarında bir rüzgarın sesini duyardım, bir de senin… Neye dokunsam tenindi, nereye tutunsam ellerin… Nereye sığınsam yüreğindi…
Her seher yağmurun yağmadığı ülkelere sevda rüzgarlarıyla gözyaşlarından inci taneleri getirirdin yanan yüreğime damla damla…
Şimdi aynalarda saklı bir gölge gibi, içimizde saklı kaldı o sevdanın derin izleri…
Nereye baksak gözlerimiz biraz esrik, biraz hercai, nereye gittiğimizi ne yaptığımızı bilmeden dolaşıyoruz eski anıların geçtiği yerleri.
Ben öleceğim gülüm kimse bilmesin, yüreğinin gül yanına koy beni kimse görmesin gül yüzlüm
Acılar savuruyor şimdi anılarımızı, bilmediğimiz yolculuklara çıkıyoruz her gece… Rüzgarlara bırakıp hayallerimizi, şiirler savuruyoruz karanlığa. Umutsuzca bir uçurum kenarından kendimizi boşluğa bırakarak… Öldürüyoruz içimizde kalan ne varsa aşktan,sevgiden, yarından yana…
Tut ki, hiç yaşamadık biz, türküler söylemedik esen rüzgarlara… Bırak ak çiğdemler düşsün saçlarımıza elem renginde, kar bilmesin.
Söylenecek son birkaç sözdür belki dilimizde düğümlenen ve duyguların çözüldüğü yerden telleri kırık bir kemanın göksünden inleyip sızarak ve sızlayarak içimize gömülen zifiri gecelerde..
Lacivertlerin üstünü siyah düşlerle örttüğü yalnızlığımızın, içimizde saklı sesleri vururken yorgunluğumuzu…
Her keman sesi biraz kederlidir gülüm inleyen tellerinden… Belki bıkmıştır bizim gibi eskimiş, esrimiş yorgun kederli sesinden….

 

bilmesin şairler güzeliğini benden gayrı kimse seni yazmasın
sen benim için özelsin ,ruhumsun
zeytin gözlüm...

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

5/11/2008 · Kategori: Kendi yazilarim

Seni yaşamak;
Gerçekde,

Masalda,
Rüyada,
Hayalde,
Yaşamak seni
Ben gibi.. ben gibi.
 
Seni sevmek;
Kuşun kanadında,
Kelebeğin renginde,
Denizin dalgasında,
Suyun sesinde,
Seni sevmek,
Sen gibi.. sen gibi.
 
Sevdalanmak
Bugünde,
Yarında,
Dün gibi,
Dünya gözü ile,
Mahşerde bile .

Seni yazmak;
Her satıra,
Her mısraya,
Sayfa sayfa
Kitap gibi
Dizelerce.
Aşk ile,
Meşk ile.

 
Seni okumak
Zevk ile
Şevk ile
Ömür süresince

 
SEVİYORUM İŞTE
TÜM KALBİMLE
YEMİN GİBİ
SÖZ GİBİ ..SÖZ

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

3/11/2008 · Kategori: paylasim yazilari

Aşk Dedi Ki;
Ben Sevgiyim.
Hem Acıyım, Hem Kederim.
Hep Kalplerde Gezinirim,
Yerim Yurdum Yoktur Benim.

Sessizce Girerim Yüreklere.
Önce Coştururum Sevgiyle.
Bazen Mutluluk Olurum, Taşarım Gönüllerden.
Sonra Şüphe Olur,
Yavaş Yavaş Kırgınlığa Dönüşürüm.
Gözlerde Hüzün,
Gönüllerde Çaresizlik Diye Bilinirim.
En Yakın Dostum Ayrılıktır,
O Da Aşka Düşenlerden Gücünü Alır.
Yalnızlık Kardeşimdir,
Benden Sonra Söz Sahibidir.
Sevgiyi Boynumda, Kederi Sırtımda Taşırım.
Gezdiğim Yüreklerde Kederi Bırakır,
Sevgiyi Büyütür Yanıma Alırım.

Gözyaşında Saklıyım.
Yanaklardan Süzülür, Dudaklara Ulaşırım.
Yine Yolunu Bulur, Kalplere Taşınırım.
Davetsiz Misafirim,
Ne Buyur Gel Derler, Ne De Defol Git…
Hem Cesaretim, Hem De Korku.
Anlayacağınız,
Yüreklerin Dermansız Yarasıyım,
Durmadan Kanayan

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

29/10/2008 · Kategori: paylasim yazilari

Çocuk, büyükbabasının mektup yazışını izliyordu. Birden sordu :“Bizim başımızdan geçen bir olayı mı yazıyorsun ? Benimle ilgili bir hikâye olma ihtimali var mı ? “
Büyükbaba yazmayı kesti, gülümsedi ve torununa şöyle dedi :
“Doğru, senin hakkında yazıyorum. Ama kullandığım kurşun kalem
yazdığım kelimelerden çok daha önemli. Umarım büyüdüğünde bu kalemi
sen de seversin.”
Çocuk kaleme merakla baktı ama özel bir şey göremedi.
“İyi ama bu kalem benim hayatımda gördüğüm diğer kalemlerden hiç
farklı değil ki ! “
“Bu tamamen nesnelere nasıl baktığınla ilgili. Bu kalemin beş önemli
özelliği var ve sen de bu özellikleri kendinde benimseyebilirsen hep
dünyayla barışık bir insan olursun.”
Birinci özellik : Harika şeyler yapabilirsin ama attığın adımları
yönlendiren bir el olduğunu asla unutma. Bizim için bu el ALLAH’tır ve
her zaman kendi kudretiyle bizi o yönlendirir.”
İkinci özellik: Zaman zaman her ne yazıyorsam durmam ve kalemimin
ucunu açmam gerekir. Bu kaleme biraz acı çektirse de sonuçta daha
sivri olmasını sağlar. Bu yüzden bazı acılara göğüs germeyi
öğrenmelisin, bu acılar seni daha iyi bir insan yapar.”
Üçüncü özellik : Kurşun kalem, yanlış bir şey yazdığında bunu bir
silgiyle silmene her zaman olanak tanır. Yaptığımız bir şeyi sonradan
düzeltmenin kötü bir şey olmadığını anlamalısın, aksine bu bizi adalet
yolunda tutmaya yarayan en önemli şeylerden biridir.”
Dördüncü özellik: Kurşun kalemin en önemli kısmı, kalemin yapıldığı
ahşabı ya da dışarı yansıyan şekli değil, içerisinde yer alan
kurşunudur. O yüzden her zaman kendi içine bakmalı, en çok onu
korumalısın.”
“Beşinci ve son özelliği ise her zaman bir iz bırakmasıdır. Aynı
şekilde sen de hayatta yaptığın her şeyin bir iz bırakacağını bilmeli
ve her hareketinin farkında olmalısın.”

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

26/10/2008 · Kategori: Gif


























Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

25/10/2008 · Kategori: Resimler


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

25/10/2008 · Kategori: Kendi yazilarim

Mutluluk her beklediğimde kucağıma gelmedi;
Gökten düşmüyordu ki hop diye
Bazen tıpış tıpış kendi ayağımla gittim
Her taşın altında aramam gereksede uğraşdım, çabaladım pes edemezdim
Kimi zaman engeller çıkdı mucadele ettim
Her ne sorun olarak çıkdı ise karşıma yılmadım, yenilmedim, ümidimi tüketmedim
Her sabah güneş binbir sürprizle doğardı
Hayatının ellerime vercekleri vardı
Aramam ve bulmam gerekiyordu
Mutlak biyerlerde beni bekliyordu
Elim kolum bağlandığı anlarda vazgeçmek bana göre değildi
Ufacık bir dünya kurup, minik hayallerle avunuyordum
Düşler oyuncaklarım olur, renkden renge boyardım boncuk gibi ipe dizerdim
İrili ufaklı arzularım, ideallerim vardı sahip çıkmalıydım
İstikbalim adına her ne besliyorsam peşimden gitmeliydim
Küçük küçük sevinçler çıkdı önüme
Birleşdirdim zincir misali bin heyecan içinde
Kaderin galip gelmesine izin veremezdim
Bayraklarımı denize yönlendirip rotamı çizdim
Kendi çapımda bayramlar, şenlikler ilan ettim
Yaşamın her dakikasını içimde hissetmeliydim
Öfkem diken misali batıyorsa içime
Sevgi çiçekleri yetişdirdim tek tek besleyip evrene saldım
Geriye döndüğünde adı MUTLULUK olmuşdu bile
Zaman dediğimiz kavrama sevgi tomurcakları serpip huzura sahip oldum DAHA NE İSTERİM………

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::