’www.htmlkodlar.net’’www.htmlkodlar.net’’www.htmlkodlar.net’’www.htmlkodlar.net’’www.htmlkodlar.net’’www.htmlkodlar.net’’www.htmlkodlar.net’’www.htmlkodlar.net’’www.htmlkodlar.net’’www.htmlkodlar.net’’www.htmlkodlar.net’ Kendi yazılarım - tırtıl sesi - Blogcu



8/11/2008 · Kategori: Kendi yazilarim

Bir Şiir’in Dizesine Göm Beni Şair Bilmesin

Yüreğin nereye denk düşerse, oraya koy beni gülüm. Oraya götür nereye giderse… Ey zeytin gözlü yarim 
Dikenli de olsa da sevda yolları… Kanasa da yüreğin, gözyaşı olup aksa da gözlerinde damla damla hasret… Yalnızda kalsan kalabalıkların ortasında, üşüse de sesin, yüreğinin en sıcak yanına koy beni .
Özlem düğümlenirse gözlerine, bırak yeşersin sevda göğsünde… Bırak gül kokusuyla yıkansın gül tenin…
Sevgiden başka silahım yok benim. Silahsızım kuşları vurulmuş bir gökyüzünde… Ben öleceğim gülüm kimse bilmesin, eski ve derin bir anıya göm beni, kimse görmesin…
Üşümesin gözlerimde umudu sokakta kalmış kimsesiz çocuklar, susuz kalmış ayışığı tomurcukları…
Yaralıyım.. karakıştayım, odam soğuk, aşım yok, suyum yok. Yaralarımı saracak kimsem yok senden başka…
Ben öleceğim gülüm kimse görmesin, bir çınar ağacının gölgesine göm beni bahçe bilmesin…
Gecelerime yağmurlar damladı, ıslandı duygularım, üşüdüm, yağmur oldum kendime, kar oldum uzak dağlara düştüm. Hangi bahara tutunduysam alıp götürdü umutlarımı kış. Ardından gozlerimi de alıp gitti zemheriler, kör kaldım…
Yüreğinin yangınında incecik yağmurlara al götür beni gülüm… Sevdalara, bulutlara, rüzgarlara götür…
Ben öleceğim gülüm kimse görmesin, bir gül bahçesinin en gizli yanına göm beni, bağban bilmesin.
Bil ki, ne ağlamak için yağmuru bekliyorum artık ne de yaşamak için baharı. Sevinmek, gülmek unuttuğum eski bir şarkı şimdi, her gece dudaklarımda sızlayıp üşüyen…
Ben öleceğim gülüm kimse bilmesin, yüreğinin gül yanına koy beni, kimse görmesin…
Bir zamanlar gökmavisi bir çiçekti yüzün yüzümde, ıssız dağbaşlarında bir rüzgarın sesini duyardım, bir de senin… Neye dokunsam tenindi, nereye tutunsam ellerin… Nereye sığınsam yüreğindi…
Her seher yağmurun yağmadığı ülkelere sevda rüzgarlarıyla gözyaşlarından inci taneleri getirirdin yanan yüreğime damla damla…
Şimdi aynalarda saklı bir gölge gibi, içimizde saklı kaldı o sevdanın derin izleri…
Nereye baksak gözlerimiz biraz esrik, biraz hercai, nereye gittiğimizi ne yaptığımızı bilmeden dolaşıyoruz eski anıların geçtiği yerleri.
Ben öleceğim gülüm kimse bilmesin, yüreğinin gül yanına koy beni kimse görmesin gül yüzlüm
Acılar savuruyor şimdi anılarımızı, bilmediğimiz yolculuklara çıkıyoruz her gece… Rüzgarlara bırakıp hayallerimizi, şiirler savuruyoruz karanlığa. Umutsuzca bir uçurum kenarından kendimizi boşluğa bırakarak… Öldürüyoruz içimizde kalan ne varsa aşktan,sevgiden, yarından yana…
Tut ki, hiç yaşamadık biz, türküler söylemedik esen rüzgarlara… Bırak ak çiğdemler düşsün saçlarımıza elem renginde, kar bilmesin.
Söylenecek son birkaç sözdür belki dilimizde düğümlenen ve duyguların çözüldüğü yerden telleri kırık bir kemanın göksünden inleyip sızarak ve sızlayarak içimize gömülen zifiri gecelerde..
Lacivertlerin üstünü siyah düşlerle örttüğü yalnızlığımızın, içimizde saklı sesleri vururken yorgunluğumuzu…
Her keman sesi biraz kederlidir gülüm inleyen tellerinden… Belki bıkmıştır bizim gibi eskimiş, esrimiş yorgun kederli sesinden….

 

bilmesin şairler güzeliğini benden gayrı kimse seni yazmasın
sen benim için özelsin ,ruhumsun
zeytin gözlüm...

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

5/11/2008 · Kategori: Kendi yazilarim

Seni yaşamak;
Gerçekde,

Masalda,
Rüyada,
Hayalde,
Yaşamak seni
Ben gibi.. ben gibi.
 
Seni sevmek;
Kuşun kanadında,
Kelebeğin renginde,
Denizin dalgasında,
Suyun sesinde,
Seni sevmek,
Sen gibi.. sen gibi.
 
Sevdalanmak
Bugünde,
Yarında,
Dün gibi,
Dünya gözü ile,
Mahşerde bile .

Seni yazmak;
Her satıra,
Her mısraya,
Sayfa sayfa
Kitap gibi
Dizelerce.
Aşk ile,
Meşk ile.

 
Seni okumak
Zevk ile
Şevk ile
Ömür süresince

 
SEVİYORUM İŞTE
TÜM KALBİMLE
YEMİN GİBİ
SÖZ GİBİ ..SÖZ

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

25/10/2008 · Kategori: Kendi yazilarim

Mutluluk her beklediğimde kucağıma gelmedi;
Gökten düşmüyordu ki hop diye
Bazen tıpış tıpış kendi ayağımla gittim
Her taşın altında aramam gereksede uğraşdım, çabaladım pes edemezdim
Kimi zaman engeller çıkdı mucadele ettim
Her ne sorun olarak çıkdı ise karşıma yılmadım, yenilmedim, ümidimi tüketmedim
Her sabah güneş binbir sürprizle doğardı
Hayatının ellerime vercekleri vardı
Aramam ve bulmam gerekiyordu
Mutlak biyerlerde beni bekliyordu
Elim kolum bağlandığı anlarda vazgeçmek bana göre değildi
Ufacık bir dünya kurup, minik hayallerle avunuyordum
Düşler oyuncaklarım olur, renkden renge boyardım boncuk gibi ipe dizerdim
İrili ufaklı arzularım, ideallerim vardı sahip çıkmalıydım
İstikbalim adına her ne besliyorsam peşimden gitmeliydim
Küçük küçük sevinçler çıkdı önüme
Birleşdirdim zincir misali bin heyecan içinde
Kaderin galip gelmesine izin veremezdim
Bayraklarımı denize yönlendirip rotamı çizdim
Kendi çapımda bayramlar, şenlikler ilan ettim
Yaşamın her dakikasını içimde hissetmeliydim
Öfkem diken misali batıyorsa içime
Sevgi çiçekleri yetişdirdim tek tek besleyip evrene saldım
Geriye döndüğünde adı MUTLULUK olmuşdu bile
Zaman dediğimiz kavrama sevgi tomurcakları serpip huzura sahip oldum DAHA NE İSTERİM………

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!